Archives for category: agriculture

İster şehirde olsun ister kırsalda, kendi evini inşa edebilme düşüncesiyle yola çıkmak günümüz modern toplumunda çok komplike bir iş. Mimar, mühendis, tesisat ustaları, hazırlanan planları uygulamak için çeşit çeşit taşaron, tedarikçi…

Alternatifi nispeten basit ama bilmeyen için bir o kadar karmaşık olabiliyor. Kerpiçle sürdürülebilirlik ilkelerini harmanlamak. Kendi evini, kendi ellerinle inşa etme süreci ister modern kanalizasyon sistemine bağlı olsun ister doğa ananın sunduklarına, her iki koşulda da temel prensipleri bulup sağlam bir iskelet oturtmazsak, evimiz başımıza çöker.

Sürdürelebilirlik hayatınızın temel prensiplerinden biri olacaksa, bu anlayışla bir ev inşa edeceksek, atacağımız ilk adım doğru toprağı bulmak. Hem evinizi üzerine inşa edeceğiniz hem de kerpiç tuğlanızın harcına katacağınız toprak önemli.

Görsel

Konumuzu dağıtmamak adına evimizi inşa edeceğimiz toprağı bulma konusunu daha geniş bir zamana yayarak, kerpiç tuğlada kullandığımız kırmızı, kolaylıkla ufalanabilen toprağı bulduk. İlk adım evin duvarları için gerekli tuğlanın yapılma prensiplerini saptayabilmek için denemeler yapmaktı.

Yaşadığımız çoğrafyada bulunan farklı topraklardan birer avuç aldık, üç katı oranında suyla karıştırarak kavanozladık, iyice çalkaladıktan sonra dinlenmeye bıraktık. Fotoğrafladık, gözlemledik, hiç kıpırdamadan haftalarca rafta kaldılar.

Görsel

Doğru toprağı tanıdıktan sonra, kilin ne olduğunu bilmek, nasıl kullanacağınızı çözmek durumundasınız. Bir kil tepesiyle karşılaşıp onu ‘doğru toprak’ sanma yanılgısına düşmem bir günlük emeğime mal oldu. Kille tanışmış, ilk grup tuğlalarımı yapmak için hazırlıklarıma başlamıştım.

Görsel

Kili nasıl kullanmam gerektiğini bulmamsa üç günümü aldı. İyi bir deneyim oldu. Kili pirinç gibi ıslarsam toprak gibi dağılacağı fikrini uyguladım. Bu uygulama kilin öyle toprak gibi, nişasta gibi bir şey olmadığını anlamamı sağladı.

Doğadan aldığım kili küçük parçalara ayırarak suyla yoğurmaya çalıştım, parçaları teker teker parmaklarımla ezebilecek boyuta getirebilmek için iki saatten uzun bir süre yoğurmam gerekti, çiğköfteyi ezer gibi bazen avucumla bazen yumruğumla ezdim.

Görsel

Farklı reçeteler üzerine çalışıyordum. İlk günün sonunda ortaya çıkan harcımın bir kısmına alçı, pek çoğuna çakıl taşı ve tamamına yakınına saman karıştırıp kalıpladım. Alçı ile yoğurduklarımda hızlı hareket etmem gerekti, aksi takdirde ahşap kalıplara aldığım karışım hızla sertleşiyor ve çalışmak zorlaşıyordu.

Görsel

Sonuç olarak ilk gün yaptığım tuğlaların hamuru kil, kırmızı toprak ve çakıl taşından ibaret oldu. Baharatı saman ve alçıdan ibaretti. Ayakla çiğnemek, küçük boyutlu üretimlerde malzeme kaybına neden olacaktı. Aşçı olduğum için elle çalışmayı biliyordum. İlk günün sonnda ellerim iyiydi çünkü küçük boyutlu kalıplarla çalışıyordum, çok zorlamadı.

Bu başlangıç sürecinde etrafınıza çok dikkatli bakmalı, okumalı araştırmalı, bir bilene danışmalı, her adımınızı yazı ve fotoğraf ile belgelemelisiniz. Zira hocanız bir anda ev ödevinizi değiştirebilir. Anadil farklılığı ve coğrafi uzaklıklar yanlış anlaşmalara neden olur.

Görsel

Hocam İsrail’de yaşadığı için, Skype bağlantısı sağlam olmadığı için, telefon faturası yükseldiği için, uzun uzun konu üzerine tartışamadık. Hocanızdan gelen reçetede ‘Sand’ ve ‘Red Sand’ yazıyorsa, her ikisini de toprak sanıp, inşaat kumu yerine kırmızı toprakla killi sarı toprak karıştırarak, reçetede zaten varolan kil miktarını daha da arttırır, hava alamayan bir tuğla elde edersiniz, o da adam akıllı kuruyamadan küflenir. Keza benim ilk yaptığım kerpiç tuğlaların yan cephelerinde küflenmeler oldu.

Görsel

Oysa reçetedeki ilk ‘sand’, inşaat kumuydu. Kum, kerpiç tuğlanın nefes alması için gereken boşlukları yaratacak olan çakıl taşına yardım edecekti. İlk uyguladığım, yanlış anlaşılmış reçetelerin tuğlalarını ‘M’ olarak adlandırdım. Aynı karışıma alçı ekleyerek hazırladıklarımı ‘M+A’ olarak adlandırdım.

Bu arada hocam bir anda kalıpların boyutunu değiştirdi. Bu daha fazla malzemeyi karıştırmak anlamına geliyordu. Görsel

Bazen en başa dönersiniz. Başa dönmek işinize yarar. Bu aşamaya kadar, kırmızı toprağın bol suda rahatlıkla çözüldüğünü keşfedersiniz. Kili, mümkünse rendeleyerek, ufaltmalısınız. Az miktarla elle yoğurmak gibi bir yol seçiyorsanız en iyi yöntem bu. Kırmızı toprağımın fazla suyunu da eklediğim kil lakır lakır içti. Tıpkı patatesin tuza olan aşkı gibi.

Reçete 1(Doğru Uygulama)

Kil(Clay)    1 Ölçü

Kum(Construction Sand)    2 Ölçü

Kırmızı Toprak(Red Sand)    2 Ölçü

Saman/Ayçiçeği(Straw/SunFlower)    1 Ölçü

Reçete 1(Yanlış Uygulama)

Kil(Clay)    3 Ölçü

Kum(Construction Sand)    XXXX

Kırmızı Toprak(Red Sand)    2 Ölçü

Saman/Ayçiçeği(Straw/SunFlower)    1 Ölçü

Büyük kalıplar için Reçete 1’i doğru malzeme ile iki katından yaptım. Hesabınız zayıfsa kalıbınız yarısına kadar dolar. Tekrar hesap eder, ikinci reçeteyi yaparsınız ve gün biter. Böylece kalıp boyutlarının değişmesi üç iş günü anlamına gelir. Yeniden kalıpların yapılması ve doğru malzemeyi bir araya getirdikten sonra, sekiz reçetenin samanlı versiyonlarını büyük kalıba dökmüşken, kurumuş ayçiçeği saplarının yerini öğrendim.

Bu arada hocam tekrar, doğru malzeme ve reçeteyle küçük kalıplı örnekler de yapmamı istedi. Nisan 19-21 arası Kerpe’de olacağını biliyordum, o tarihe kadar büyük kalıplara dökülen kerpiç tuğlanın kurumama ihtimaline karşılık küçük kalıpla reçeteler tekrar uyguladım. Bu sefer her bir reçeteden üçerli kalıplar döktüm.

Görsel

Birinde orijinal reçete, İkincisinde saman yerine ayçiçeği kullandığım reçete ve sonuncu orijinal reçeteye alçı ekleyerek. Sekiz reçetenin, üçerli altbaşlıklarını da büyük oranda tamamladıktan sonra, şantiyemi temizledim ve kapattım. İlk hafta gölgede kuruttum, sonra Karadeniz’in izin verdiği her fırsatta dışarı, güneşe çıkardım.

Görsel

Advertisements

Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği,
Nar Eğitim ve Danışmanlık Merkezi Limited Şirketi’nin, eğitimlerini doğa içinde tamamen çevreyle ilgili binalarda ve organik tarım ürünleriyle beslenilen bir ortamda yapmak üzere tasarladığı bir projedir. Eğitimlerin başarılı olabilmesi için lojistik çok önemlidir. İnsan beyni son aldığı gıda, temiz hava, iyi su ve gün ışığıyla beslenir. Projemiz üçayaktan oluşuyor; eğitim, turizm ve tarım. Doğayla uyum ve çevrebilim ise olmazsa olmazlarımız. Bu nedenle Kandıra’da hiç konvansiyonel tarım yapılmamış, ormanların içinde tertemiz bir vadi bulduk. Toprak analizlerimiz mükemmeldi. Sonra ata mirası tohumlar bulduk ve temiz su. Niyetimiz belli; ailemize ve çocuklarımıza içimiz rahat yedirebileceğimiz sebze ve meyveler üretmek ve ürünlerimizi belgelendirmek. Çünkü ailemize yediremeyeceğimiz hiçbir yiyeceği konuklarımıza, dostlarımıza, müşterilerimize sunamayacağımız öğretildi bize. Ayrıca bu süreçte yaptığımız tüm çalışmaları kayıt altına alarak paylaşmak, bilginin bilgeliğe dönüşmesine katkıda bulunmak. Çünkü biz bir eğitim şirketiyiz; öğrenmeyi, öğretmeyi severiz. Sonuç kadar sürecin de önemli olduğunu biliriz. Ürettik, belgelendirdik, ailece tükettik, dostlarımızla paylaştık, geri bildirimlerini aldık, neden daha çok üretip satmıyorsunuz sitemlerini dinledik. Ve bu sene çiftlikten ve paket sistemiyle satmaya karar verdik. Kapımız ve gönlümüz tüm dostlara açıktır. Ayrıca Kahvaltı ve yemek için rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Projemizin organik tarım dışındaki ayaklarındaki gelişmeleri de buradan sizlerle paylaşıyor olacağız.
Sevgiler…