Şimdi bizim çiftlikte yabani incir reçeli yapma zamanı. Ekip yabani incir  topluyor, pişiriyor; oluyor, olmuyor. Telaşa kapıldılar çünkü yılda bir kez 10 gün süreyle yapabiliyoruz ve tüm  yıl boyunca yaptığımız kadarını tüketiyoruz. Hepsini toplamak istiyorlar.

Görsel

Bildiğimiz, hep yediğimiz incirden isteyip istemediklerini sordum. İstiyorlarmış. Eh o zaman  biraz yabani incirin dalda kalması gerek ki, diğer inciri dölleyebilsin. Yabani incirin üstü hiç meyvesiz kalmaz çünkü bir bayrak yarışı var. Yapraklar döküldüğü halde meyveler devam eder ve içinde dölleyici sinekleri barındırır. Bu sinekler kış boyu kışın olan meyvelerin içinde yaşar sonrada ilkbaharda oluşan yeni meyvelere geçer ki, aşılı incirleri dölleyebilsin. Bunu bilmeyen insanlar ev bahçelerine hep aşılı incir  ekerler, ama yakın bahçelerin birinde hayırsever bir yabani incir yoksa meyve alamazlar.

Bunu bilen köylüler ‘ilek’ dedikleri  yabani incirleri ipe dizerler ve pazarlarda satarlar. Aşılı incir sahipleri de ilek kolyelerini  incirlerin boynuna asarlar ki içinden çıkan incir sinekleri aşılı ağacı dölleyebilsin. Bildiğin suni dölleme ve de sperm bankası. Sır ve sırrın paylaşımı. Güzel Yaradanım dişi ve erkeğin  doğadaki birlikteliğini  böyle  tasarlamış. Torunum Sezin’in dediği gibi sır paylaşmakta; dışlamanın, önemsizleştirmenin, ötekileştirmenin verime, üretime katkısı yok. Hatta bizi  verimsizliğe mahkum ediyor. Sunni döllenme yerine aşkla çoğalmak daha bereketli.

Verimlilik istiyorsak sistemlerin yabani incirlerini korumak gerek diyorum. Böylece bildiğimiz, hep yediğimiz incirlerimiz bereketli olur.

Biz çiftliğimize gelen konuklarımıza kahve ikram ederken yanında yabani incir reçeli de sunarız. Acı kahvenin 40 yıllık hatırıyla, yabani incir reçelinin vahşi lezzeti işbirliği yaparak ayrıksı ve de olumlu, tatlı dilli uzlaşmalar yaratır.

Nardane Kuşçu

Advertisements